Lübnan ve Yemen’de ne olacak?

Geçtiğimiz yıllarda art arda yaşanan krizler neticesinde diplomatik ilişkilerini tamamen askıya alan Suudi Arabistan ve İran, Çin’in arabuluculuğunda gerçekleştirilen uzun ve çekişmeli bir sürecin sonucunda anlaşma masasına oturdu. Karşılıklı büyükelçiliklerin yeniden açılacağı ve tüm ilişkilerin normale döndürüleceği kaydedilirken, Ortadoğu’nun bu iki önemli ülkesi arasındaki buzların erimesinin bazı somut neticeler vermesi de bekleniyor.

Konumlandıkları farklı siyasal çizgilerin yanı sıra, dinî ve kültürel açıdan da birbirine rakip olan Suudi Arabistan ve İran, özellikle Yemen ve Lübnan üzerinden büyük bir rekabet içinde bulunuyor. Destekledikleri siyasal ve askerî yapılanmalarla bu ülkelerde nüfuz peşinde koşan Riyad ve Tahran, henüz birbirine karşı net başarılar kazanabilmiş görünmüyor.

YEMEN KRİZİ

2014’te İran’ın desteklediği Husî milislerin başkent Sana’yı işgal etmesiyle birlikte, Suudi Arabistan “Kararlılık Fırtınası” adını verdiği bir askerî harekat başlattı. Ancak şimdiye kadar Husîler geri adım attırılamadığı gibi, Yemen’de ciddi bir insanî kriz hali oluştu. Yemen meselesinin, Suudi Arabistan’la Birleşik Arap Emirlikleri’nin arasını da açtığı, iki ülkenin duruma yaklaşım tarzındaki farklılıkların Riyad ve Abu Dabi’yi siyasi krize sürüklediği biliniyor.

LÜBNAN’DA KAOS

Hizbullah örgütü eliyle Lübnan siyasetinde önemli ağırlığı bulunan İran’a karşı, Suudi Arabistan Sünnî Hariri ailesi ve müttefiklerini destekliyor. 18 ayrı din ve mezhebin bir arada yaşamaya çalıştığı Lübnan’da siyasî, dinî, ekonomik ve sosyal kriz gittikçe derinleşiyor. Elektrik kesintilerinden akaryakıt kıtlığına, sıradan halk problemlerle boğuşurken, çözüme dair tek umudun, İran ve Suudi Arabistan’ın bir yol haritası üzerinde anlaşması olduğu kaydediliyor.

İdeolojik dönüşüm

Abdulmelik el-Husî.

Yemen’de İran tarafından desteklenen Husîler, Ensârullah Hareketi çatısı altında bulunuyor. Husîlerin lideri Abdulmelik el-Husî, 1979 öncesi Ehl-i Sünnet’e oldukça yakın bir çizgideki Zeydîlik akımına mensup. Ancak sonrasında İran’ın Zeydîler arasında On İki İmam Şiiliğini yaymasıyla birlikte, Yemen’deki mezhepsel uyum da ortadan kalktı. İran’ın Yemen Zeydîlerini ideolojik açıdan dönüştürmesinden önce, ülkedeki Sünnîler ve Şiiler arasındaasırlar boyunca ciddi hiçbir gerilim veya ayrışma görülmemişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir