İsrail’e Türkiye’den başka kim yaptırım uyguluyor?

Burak Ünveren | Nik Martin

Son haftalarda İsrail’in müttefikleri dahil olmak üzere birçok ülke, Gazze’deki insani krizi dindirmek ve İsrail’i Gazze’de izlediği tutumdan caydırmak amacıyla baskıyı artırdı. Buna rağmen İsrail’e yaptırım uygulama veya İsrail ürünlerini boykot etme yolunu tercih eden ülkelerin sayısı sınırlı.

Savaşın başlangıcından bu yana İsrail karşıtı bir tutum benimseyen ve bu tutumu giderek sertleştiren Türkiye, geçen hafta Salı günü tavrını somutlaştıran bir adım attı. Türkiye Ticaret Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ilan edilene kadar İsrail’e ihracatı kısıtladığını duyurdu. Bu çerçevede demir-çelik, gübre, akaryakıt, tuğla ve inşaat malzemesini içeren 54 kategorideki ürünün Türkiye’den İsrail’e ihraç edilmesi yasaklandı. Yapılan açıklamada İsrail’e “askeri amaçla kullanılabilecek herhangi bir ürün veya hizmetin satışına çok önceden bu yana” izin verilmediği ifade edildi.

İsrail ise Türkiye’nin kararına misilleme tehdidiyle karşılık verdi. Dışişleri Bakanı İsrael Katz, “ABD’de hükümet ve kuruluşlarla temasa geçilmesini, Türkiye’deki yatırımların durdurulmasını ve Türkiye’den ürün ithalatının engellenmesini ABD’deki dostlarından talep ettiğini” ifade etti.

Türkiye’nin hamlesini DW Türkçe’ye değerlendiren iktisat profesörü ve eski siyasetçi Oğuz Oyan, AKP iktidarının “İsrail ile ticari ilişkileri nedeniyle seçimlerde ciddi anlamda sıkıştığını” düşünüyor. Oyan, “Sahne önünde İsrail’in işlediği savaş suçları hakkında konuşmalarına rağmen aslında ticari açıdan bir kısıtlama yoktu, tam tersine artarak gidiyordu” diye konuştu.

ABD, Fransa ve İngiltere’den yerleşimcilere yaptırım

Batılı güçler arasında İsrail’i Gazze’deki askerlerini geri çekmeye zorlama ve yerinden edilen Filistinlilere daha fazla insani yardım sağlama amacıyla ekonomik yaptırım fikrini gündeme getiren tek ülke ise Fransa.

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, geçen hafta Salı günü yaptığı açıklamada “Etkimizi kullanmak için çeşitli seçeneklerimiz var” diye konuşmuştu. Sejourne, bu sözleriyle ülkesinin yanı sıra ABD, Kanada ve İngiltere’nin İsrail işgali altındaki Batı Şeria’daki yerleşimcilere karşı hayata geçirilen yaptırımlara atıfta bulunmuştu.

ABD’de ise Biden yönetimi, Şubat ayında Batı Şeria’da istikrarı tehlikeye atmakla suçladığı yerleşim yerleri ve İsrailli yerleşimcilerin isimlerini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu yerleşim yerlerinin Filistinlilere karşı şiddetin merkezleri hâline geldiğini söylüyor. Beyaz Saray ayrıca Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine dahil olmakla suçladığı birden çok İsrailli’ye yaptırım uyguluyor.

Yaptırımlar hedefteki kişilerin ABD’deki varlıklarının dondurulması ve Amerikan vatandaşlarının bu kişilerle ticaret yapmasının yasaklanmasını öngörüyor. Kanada, Fransa ve İngiltere tarafından uygulanan yaptırımlar da buna benziyor. Biden yönetimi ayrıca, Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen ürünlerin, nereden geldiklerini açıkça ifade edecek biçimde işaretlenmesine imkan tanıyacak bir adım üzerinde çalışıyor.

Avrupa Birliği’nin en üst mahkemesi olan Avrupa Adalet Divanı, 2019 yılında Batı Şeria yerleşimlerinden gelen ürünlerin İsrail’den değil, işgal altındaki bölgelerden geldiğini belirtecek biçimde etiketlenmesi gerektiğine hükmetmişti.

Şili İsrail’i havacılık fuarından men etti

Latin Amerika ülkesi Şili’de de hükümet, geçen ay İsrailli şirketlerin 2024 Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’na (FIDAE) katılmaktan men edildiğini duyurdu. Şili hava kuvvetleri tarafından düzenlenen fuar, Latin Amerika’daki en ünlü havacılık, uzay ve savunma etkinliği olma özelliğini taşıyor. Fuar, 40’ı aşkın ülkeden çok sayıda şirketi bir araya getiriyor.

Buna ek olarak Şili, kendi topraklarında İsrail ile düzenlenecek tüm tatbikat faaliyetlerini de yasakladı. Şili hükümeti, İsrail’den bundan böyle hiçbir silah veya savunma ve güvenlik sistemi satın almayacağını da ilan etti. Şili, Ocak ayında da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden İsrail’in Gazze ve işgal altında tuttuğu bölgelerdeki fiillerini incelemesini istemişti.

Arap ülkeleriyle normalleşme askıda

Gazze’deki savaş, başta Arap ülkeleriyle olmak üzere İsrail’in dış ilişkilerindeki normalleştirme süreçlerini de sekteye uğrattı. Örneğin Riyad, İsrail ile ilişkilerini yalnızca İsrail ve Filistin arasında iki devletli çözüm hayata geçirildiği takdirde normalleştireceğini söyledi.

Savaş, Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na (IMEC) da gölge düşürdü. Söz konusu koridor, savaştan kısa süre önce, 10 Eylül 2023’te Yeni Delhi’de düzenlenen G20 zirvesinde imzalanan uzlaşı belgesi ile hayata geçirilmişti. Asya, Basra Körfezi ve Avrupa arasında ticari entegrasyonu artırma hedefini taşıyan söz konusu proje, Çin’in devasa çaplı Kuşak ve Yol altyapı inisiyatifine rakip olmayı planlıyor.

IMEC projesinin, yıllardır beklenen İsrail-Suudi Arabistan yakınlaşmasına da ivme kazandırması umuluyordu. Hatta ABD’de Biden yönetimi, söz konusu projenin nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan birçok ülkenin İsrail’i tanımasına olanak tanıyacağını varsayıyordu. Trump yönetiminin arabuluculuğunda 2020’de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Sudan ve Bahreyn ile ilişkilerini normalleştirmiş ve bu ülkelerle tam kapsamlı diplomatik ilişki kurmuştu.

BDS hareketi küresel çapta yaptırım istiyor

Filistinlilerin yönetiminde küresel bir hareket olan “Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) Hareketi” adlı oluşum ise şiddete başvurmaksızın İsrail’e karşı boykot, tecrit ve ekonomik yaptırımların artırılması hedefini güdüyor. BDS kurucularından Ömer Barguti’ye göre, BDS Güney Afrika’nın apartheid karşıtı hareketinden ilham alıyor.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 40 ülkede şubesi olan BDS, İsrail’in sportif, kültürel ve akademik etkinliklere katılımına engel olunması ve İsrail ile iş yapmamaları için yabancı şirketlere baskı amaçlı faaliyet yürütüyor. BDS, hâlihazırda birçok kez İsrail ve ABD’de antisemitizm suçlamasına da maruz kaldı.

Tüketicilere İsrailli şirketleri boykot etmeleri için destek sunan birçok mobil uygulama da mevcut. Örneğin “Boycat” adındaki bir uygulama ile herhangi bir ürünün barkodunu okutup söz konusu ürünün İsrail ile bir bağlantısı olup olmadığını tespit etmek mümkün oluyor. Uygulama, İsrail’den gelen ürünler yerine satın alınabilecek alternatif ürün önerisinde de bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx